Vata mevsimi: KIŞ

Ayurveda’da mevsimler Vata, Pitta, Kapha olarak karakterize edilir. Vücudumuz gibi mevsimlerin de Ayurveda’da özellkleri vardır. Ayurveda insanı doğanın bir parçası olarak görür. Bu nedenle de doğanın ritimlerine, mevsimlere ayak uydurmamızı önerir.

Kış mevsiminin bir kısmı soğuk, kuru ve rüzgarlı geçer. Bunlar Vata özellikleridir. Kışın bir bölümü de yine soğuk ama yağmurlu ve karlıdır. Bu da Kapha özelliğidir.

Kışı soğuk ve kuru geçen bir bölgede yaşıyorsanız bu mevsimde Vata doshanız artabilir. Bu mevsimden en çok Vata doshası yüksek kişiler etkilenir. Bu dönemde Vata azaltıcı şeyler yapmak gerekir.

Eğer kışı nemli bir ortamda geçiriyorsanız bu da Kapha doşanıza dikkat etmeniz gerektiğini gösterir. Böyle bir mevsimden de en çok Kapha doshası yüksek olan kişiler etkilenir.

Genelde çoğu kaynakta Ekim ortasından Mart ortasına kadar Vata mevsimi olarak kabul edilmiş.  Ben de bunları baz alarak yazacağım. Verilen öneriler annelerimizin bize öğütlediğinden çok farklı değil. Biraz da kendimizi dinleyip neye ihtiyacımız olduğunu hissetmek bazen çoğu kitaptan daha önemlidir.

1) Kalın ve korunaklı giyinin, sıcak ortamları tercih edin. Kuru ve soğuk bir rüzgar Vata’yı yükseltir. Rüzgara maruz  kalan yerlerde (özellikle boyun, bel gibi) tutulmalar olur.  Soğuk rüzgar baş ağrısına neden olur. Bunlar Vata ile karakterize durumlardır.

2) Sıcak çorbalar , içecekler ve yemekler tüketin. Sıcak şeyler tüketerek vücudun iç ısısını korumasına yardım edersiniz. Böylece vücut ısıyı korumak için daha az enerji harcar ve mikroplarla savaşmak için daha fazla enerjisi olur. Genelde soğuklarda grip ve nezle olmamızın sebebi budur. Ani soğuklar vücudu güçsüz bırakır ve bağışıklığını düşürür.

3) Ilık su tüketin. Sabahları ılık su içerek güne başlamak sindirimi kolaylaştırır, destekler ve vücudu ısıtır.  Ilık su tüketimini alışkanlık haline getirdiğinizde, özellikle  Vata’larda sık rastlanan, kabızlık durumunda iyileşme göreceksiniz. Sıcak suyun içine taze zencefil ve limon atarak da tüketebilirsiniz. Limon uyarıcı, zencefil ise ısıtıcıdır. Ayrıca limon midede alkali hale geldiğinden sindirime yardımcı olur.

4) Çiğ yemeyi azaltın.  Ayurveda kış mevsiminde iyi pişmiş, sindirimi kolay besinleri tavsiye eder.

(Çiğ yemekler Ayurveda için sindirimi zorlaştırıcı, soğuk, Vata arttıtırıcı besinlerdir. Tamamen çiğ beslenen kişiler de vardır. Yazdıklarım Ayurveda felsefesini takip etmektedir. Çiğ beslenenler farklı bir şekilde ele alınmalıdır.)

5) Mevsim sebzelerini tüketin. Ayurveda her zaman doğa ile uyumlu bir yaşam tavsiye eder. Doğal, mevsiminde yetişen besinler yediğimizde doğal olarak o süreçte ihtiyacımız olan besinleri alırız. Çünkü vücudumuz ve doğa birlikte hareket eder. Sabah kahvaltılarında veya salatalarımızda domates ve salatalıktan vazgeçemiyoruz. Bunun yerine kış mevsimine ait ıspanak, turp, havuç, kabak gibi sebzeleri salatalarınızda çiğ olarak tüketebilirsiniz. Mevsim dışı sebze ve meyve tüketmek gereksiz enerji kaybına neden olurken size de pahalıya patlar.

6) Egzersiz yapın. Sabahları en az 30 dakika egzersiz yapmak Kapha’yı hareketlendirir. Kış aylarında kronik hale gelen yorgunluk hissini üzerinizden atar. Kırgın olduğunuz durumlarda çok enerji gerektiren egzersizlerden kaçının.

Kışın, hareket darlığından ve soğuktan dolayı sürekli öne eğilme eğilimi gösteririz. Bu boyun-omuz-sırt bölgesinde ağrılara, güvensizliğe ve mutsuzluğa neden olabilir. Geriye eğilme hareketleri pranayı harekete geçirir ve akciğerleri destekler.

7) Bağışıklığınızı destekleyin. Zerdeçal, nar gibi bağışıklığınızı destekleyen besinler tüketin ve ekinezya gibi bağışıklık arttırıcı çaylar için.

Bu dönemde vücut daha fazla uykuya ihtiyaç duyar. Aşırıya kaçmayacak şekilde yeterli uyku alın.

8)Abhyanga. Abhyanga masajı kış ayları için ve Vata doshası yüksek olan kişiler için ideal bir masajdır. Ilık yağ bütün vücudu kaplayıp ısıtırken, susam yağı soğuktan ve kuru havadan kurumuş cildinizi yumuşatır ve besler.  Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Abhyanga’yı konusunda uzman kişiler tarafından yaptırmanın dışında, evde kendi kendinize de uygulayabilirsiniz. Susam yağını benmari usulüyle ısıtın. Duş almadan önce ayağınızdan başlayarak dairesel hareketlerle vücudunuza yedirin.

9) Burun ve sinüzit temizliği. Genelde bahar ve kış aylarında burun tıkanıklığı yaşarız. Alerjisi veya sinüzit problemi olan insanlar bunu kronik halde yaşarlar ve çok rahatsız edicidir. Burun temizliğinin en rahat yolu vücut tuz oranınıza göre hazırlanmış tuzlu su ile burnu temizlemektir. Bunun için “Neti Pot” adında “Burun Çaydanlığı” da denilen bir çaydanlık vardır. Bu çaydanlık ile bir burun deliğinizden tuzlu su karışımını aktarırken bu sıvı diğer burnunuzdan çıkar. Bu sırada burun boşluğunda katılaşmış mukusu çözer ve diğer burun deliğinden çıkartır. Diş fırçalama gibi günlük temizliğe katılması gereken bir işlemdir. Yoga yapanlar , nefes çalışanlar çalışmalarından önce bunu yaparlarsa egzersizleri daha verimli olur. Rahat nefes almak  günlük yaşamdaki aktivitelerinize de pozitif şekilde yansır.  İnternete “neti pot” yazdığınızda bir sürü video ve kaynak ile karşılaşacaksınız.

Daha köklü bir çözüm için ise Nasya‘ yı öneriyorum. Nasya; baş masajı, bitkisel buhar solunumu ve buruna özel bir yağ damlatma işlemlerinden oluşan, yaklaşık 1 buçuk saat süren bir burun temizliği uygulamasıdır. Bir uzman tarafından yapılmalıdır.

Sağlıklı bir kış geçirmeniz dileğiyle.

 

Konuyla ilgili diğer yazılar:

Ayurveda nedir?

Ayurvedik vücut tipinizi biliyor musunuz?